 | ‘İşiniz iyi gidiyorsa eğitim bütçenizi iki katına çıkarınız; kötü gidiyorsa dört katına .’ Peters |
Ne kadar iyi söylemiş. Demek ki eğitim yine de eğitim ille de eğitim. Olmazsa olmazların birincisi eğitim. Mutluluğun, gelişmenin , yükselmenin, medeniyetin biricik kaynağı, yegane anahtarı eğitim. Gerilemenin, çökmenin, bunalımlar yaşamanın, ezilmenin, horlanmanın sebebi yine eğitim. Ama, olmayan eğitim , yarım yamalak eğitim. İlk emri “oku” olan bir dinin mensupları olan biz Müslümanlar ne kadar okuyoruz? Eğitime ne kadar önem veriyoruz? Bu soruya alnı açık bir şekilde cevap verebiliyor olsaydık herhalde her yönüyle böyle olmazdık. Böyle olduğumuza göre demek ki ya okumuyoruz ya az okuyoruz ya da okuduklarımızı anlayamıyor ve hayata uygulamıyoruz. “İlim erkek kadın herkese farzdır” diyen bir inanışın temsilcileri olarak eğer hala dünyanın ilk 500 yüz üniversitesi arasında hiçbir üniversitesi olmayanlardansak demek ki ya okumuyoruz ya az okuyoruz ya da okuduklarımızı anlayamıyor ve hayata uygulamıyoruz. “İlim Çin’de bile olsa alınız” hadisinin muhatabı olan bizler eğer hala her yönüyle dünyanı en geri kalmış toplumlarından biri durumundaysak demek ki ya okumuyoruz ya az okuyoruz ya da okuduklarımızı anlayamıyor ve hayata uygulamıyoruz Kendimize şöyle baktığımızda her yönüyle sanki dökülüyoruz. İşin acıtıcı olan tarafı ise bu dökülmenin farkında değiliz. Ya da umurumuzda değil. Geçmişe baktığımızda, günümüzü gözlemlediğimizde toplumların eğitime bakışları, onların dünyadaki yerlerini belirlemiştir. Eğitime gereken önemi verenler dünyayı yönetirken ; eğitime gereken önemi vermeyenler hep yönetilmişlerdir. “Dün”ün dünyasında, bugünün dünyasında ve yarının dünyasında olmanın ve olabilmenin olmazsa olmaz şartı eğitimli bireylere sahip olmaktadır. Dünün dünyasında vardık . Bugünün dünyasında yok gibiyiz. Yarını dünyasında olmak da bize kalmış. Unutmayalım ‘bugün de’ ‘ yarındı’ ama ‘dün’ artık “bugün” değildir .Ama “yarın” “dün” olabilir. Olmalı. Sözle başlamıştık sözle bitirelim. ‘Sizin sürahiniz boşsa başkasının bardağını dolduramazsınız.’ Mevlana Dinçer Ekinci |